19 Kasım haftası; bu öfken kime?

Kime kızgınsın? Kime bu öfken? Öfke dolusun üstelik kendini doldurmaya devam ediyorsun. Bir yerlerde sevgin vardı hatırlıyor musun? Öfkeli olduğun o insanı bir zamanlar seviyordun, unuttun mu? Zaman onunlayken dursun istiyordun. Gülümsemesini seviyordun. Seni güldürecek bir şeyler bulmasını seviyordun. Mantıklı oluşunu, sevgisini ifade edişini, bakışını, mücadele edişini, sevişini ya da kokusunu… Bunları hatırlayabiliyor musun? Öfkenin seni esir almasına izin verirsen uzaklaşırsın kalbinden. Öfkeye teslim oldukça aşağı çekilirsin. Zaten bir süredir mutsuzsun, zihnin sürekli başka yerde, neyin var diyor herkes, çoğu zaman aşırı tepkiler veriyorsun, sinirlisin, kararsızsın. Öfke böyledir ne mantığın ne kalbin işler. Bir kaosun ortasındasın gibi hissettirir. Sevgini hatırla. Onu niye sevdiğini hatırla tekrar. Niye böyle olduğunuzu düşün, hala seviyorken neler yapılabileceğini düşün. Merkür retrosu her zaman olumsuz değildir. Bu zamanlar onarma, kaçırdığın yerleri yakalama zamanlarıdır. Düşün, sevgin bir şansı daha hak ediyor mu?

Biliyorum, zor zamanlar geçirdin. Yanında olmasını istediğin zaman yoktu. Sesini duymaya ihtiyacın olduğu zaman seni duymadı. Gözyaşlarını silmedi. Peki sen ne kadar açık oldun ona? Gerçekten ifade ettin mi hislerini? Sen çok açıktın da o olmadı mı? Hemen cevap verme. İyi düşün.

Öfken ona mı, yoksa kendine mi? Öfken konuşman gereken yerde sustuğun için olabilir mi? Mücadele etmen gereken yerde durduğun, neden diye sormadığın, çekip gitmekte hiç tereddüt etmediğin için öfkeli olabilir misin? Kendine öfkeli olabilir misin?

Zor zamanlar geçirdik hepimiz. Tutulmalardı, mars retrosuydu, venüs retrosuydu derken çok hırpalandık. Sadece sen değil, herkes seninle aynı durumda. Platon’un çok sevdiğim bir söz var; “Şefkatli ol, karşılaştığın herkes zor bir mücadele veriyor.” Şefkat… İşte aradığımız sihirli kelime.

Kendi içimizde çok savaş verdik. Ama bu savaşın bir galibi yok, olmayacak da. Savaşların kazananı yoktur, iki taraf da bir şeyler kaybeder. İndir o savaş gardını. Savaştıklarına bak. Sevdiğin insanlarla mı savaşacaksın yoksa kendinle mi? Sevmek, sevilmek, sarılmak, kahkaha atmak yerine niye savaşmak?

Yükselt sevgi enerjini. Bırak savaş gardını. Soruları iyi düşün, kendi kendine ver cevaplarını. Cuma günkü Dolunay yükselirken semada, “istesen de gizli kalmayacak bazı gerçekler” diyor. Konuşulmayan konuşulacak, gizli işler ortaya çıkacak, herkes eteğindeki taşları dökecek.

Tüm bu öfke patlamalarımızı gören yaralı şifacı Şiron yardıma geliyor. Yarın kesinleşecek Güneş ile Şiron arasındaki açı içimize su serpecek. Bu patlamaların iç yüzündeki yaralarımızı şefkatle sarmamıza yardımcı olacak. İslam dünyası için önemli bir gün olan Mevlid kandilinde, neye inanırsanız inanın bol bol dua edin, dileyin, isteyin 🙏🏼 Bu gece göreceğiniz rüyalara dikkat edin. Mesajları fark edin. 💛

Bir cevap yazın