3 Aralık haftası; sisli bir yoldayız

Sisli bir yolda ilerliyoruz. Önümüzü görmüyoruz, kontrol edemiyoruz, bir sonraki adımı planlayamıyoruz. Yavaş yavaş ilerlemek zorundayız. Karşımıza neyin çıkacağı belli değil. Yolda engel var mı, ışık var mı, birileri var mı bilmiyoruz. Kocaman bir belirsizlik hali. Enerjimiz yok, motive olamıyoruz, kimi zaman korkuyoruz. Umutsuzluk peşimizden bizi takip ediyor söylene söylene, ‘Sana söylemiştim, ne olmasını bekliyordun? Kimse yok. Hava düzelmeyecek. Hiçbir şey yoluna girmeyecek.’ Koşullar çetinleşiyor, içsel kavgaların başlıyor. Umudun ise baya uzakta kalmış, ‘Durma devam et, illa ki bir yere varacaksın, geçecek’ diye sesleniyor.

Sen ise uyumak istiyorsun. Uyumak, her şey düzelince de uyanmak.

3 Aralık’ta kesinleşen Güneş – Mars karesinin getirdiği agresif etkileri yaklaşık 5 gün daha bizimle olacak. 4 Aralık yani bugün, Merkür – Şiron üçgeni kesinleşiyor. Bize, ‘kalbinin sesini dinle’ diye fısıldıyor. Böyle agresif bir atmosferde yapılacak en iyi şey kendimizle kalıp kalbimize odaklanmak en doğrusu olacaktır. Size Merkür retrosuna yakışır retrolukta bir şarkı bırakıp devam ediyorum.

Gelelim 6 Aralık tarihine, Güneş bu sefer de Neptün ile kare yapacak. Bu hafta kesinleşen ve kesinleşecek bütün kare ve kavuşum etkilerini zaten hissediyoruz. 7 Aralık günü Yay burcunda bir Yeniay yaşayacağız. Pek iç açıcı bir Yeniay değil. Aynı gün Balık burcundaki Mars ile Neptün kavuşum yapacak.

Peki tüm bunlar ne demek?

Uyumak istiyorsun ama yapman gerekenler var, gitmen gereken yollar, vermen gereken kararlar… Zihninin içi çarşı pazar. Aslında içeride ne varsa dışarıda da o var. Aniden sinirleniyorsun bir şeylere dimi? Zihnin yoktan yere bir şey yaratıyor ve o şey seni sinirlendiriyor. Bu sinirini kontrolsüzce birilerine yöneltiyorsun. Sonrası ise koca bir pişmanlık… İçinde tam bir kaos var. Belirsizlikler, çaresizlikler, umutsuzluklar silsilesi. Kendine güvenin az. Yapamam, başaramam, ya olmazsa korkusu sarmış seni. Hayal dünyanda mutlusun çünkü orada her şey istediğin gibi. Bazılarında ise durum tamamen ütopik. Kurduğu hayallere sıkı sıkıya tutunmuş. Yokuş aşağı hızla iniyor, bir yere toslayacak haberi yok. İkisinin de ortasına ihtiyacımız var. Ne tamamen hayallerine sarıl ne de aşırı olumsuzluğa kapıl. 7 Aralık’taki Yeniay ile birlikte yenilik yapma ihtiyacınız doğabilir. Kararlarınızı ”gerçekçi” bir bakış açısı ile almanız önemli. Yoksa ansızın bir yere toslayabilirsiniz. 

Uyan uykundan. Daha geç olmadan silkelen.

Sustur o sesleri, al eline ipleri, doğur içindeki güneşi.

Yolumuz engebeli, koşullar sert. Hayat hep böyle değil miydi? Sonradan böyle olmadı ki. 

Kapılma umutsuzluğa. Al yanına gerçekleri, biraz da umut koy çantana. 

Biraz otur dinlen, biraz devam et yoluna. 

Dağılır elbet bu pus, görünür yine tüm gerçekler. 

Bir tek sana kendin yeter, korkma. 

 

Bu dönem her şeyden çok kendi şefkatimize ihtiyacımız var. Bugün izlediğim Tedx konuşması bana ilham oldu, umarım size de olur.

 

Bir cevap yazın